SENSIZ KALDIM...

'BeN' Susunca 'SeN' OLuyorum!

kalp'BeN' Susunca 'SeN' OLuyorum!

Bana gönderdigin son mektupta karanlik cümleler kurdugumu yazmissin, gece ile kapladigim anlamlarim oldugunu anlatmissin. Los bir umudun altinda sirilsiklam kelimelerime dokunup anlamlarinin barakalarinda saklamissin kayipligimi ve bana gecenin suskun sairi demissin... ben suskun degilim sevgili! ...

susuyorsam seni dinlemek için susuyorumdur. Ben sustugumda sevdigimi anliyorum, ben sustugumda sen olup seni özlüyorum... ben susunca çiglik çigliga konusuyorum bu susma degil! .. olsa, olsa zihnimde sana katamadigim anlamlardir. Bana öyle anlamlar veriyorsun ki, onlari kelimelerin anlamsizlastigi sesimde anlatamiyorum. O anlamlarini suskunlugumun çiglik, çigliga sessizliginde anlatiyorum ama sen, benim sususumu senden kaçismis gibi düsünüyorsun senden kaçabilseydim bu sana gurbet oldugum yerlerde seni aklimdan çoktan siler uykularimi gecenin kuytulugundan çikartir ve sana yalanlar ile dolu telefonlar açardim. Senden kaçabilseydim her gece okudugum kitaplarin bir satirinda acaba bunlardan hangisi sevdigimi anlatiyor diye düsünmezdim. Senden kaçabilseydim bu kadar uzaktayken bile sana sarilmazdim. Senden kaçabilseydim, baglamamin perdelerini ince belin varsayip onu seni sariyormus gibi, ona sana dokunuyormus gibi dokunur muydum saniyorsun. Hayir sevgili! ... ben senden kaçmiyorum...

Ben ne yapiyorum sevgili? Içimde sir gibi büyüyen bu sevgini sirf gönlüme sigdirmaya çalismiyorum! ... bu dünyayi yüregim kabul edip seni bu dünya’ya sigdirmaya çalisiyorum. Onun için sevgi ile bakiyorum her yana, onun için bulundugum yerleri yesiller ile, sarilar ile, maviler ile, kirmizilar ile boyuyorum, onun için degil! ... senin için yapiyorum hepsini sevgili... yanindayken o kadar yogun ki anlamlar bunu yanlis bir degerlendirmenin pismanliginda bozmak istemiyorum, sesinin anlaminda sigindigim hersey suskunlugumda beni kavuruyor. Hayir aci çekmiyorum keske her aci bu kadar güzel olsa ama aci çekerken insan feryat etmek ister, avazi çiktigi kadar bagirmak ister. Bense suskunlugumun senin sesinin yankilandigi vadilerinde seni ruhuma isliyorum...

Ben, susunca yalniz olmuyorum çünkü; seni düsünüyorum... ben hiç susmadim simdiye kadar, siirle agladim, yazilarla isyan çikardim, kelimelerle yaktim her yani, çünkü susup ta dinleyecegim bir sevgilim olmadi... simdi susuyorum, çünkü; seni seviyorum...

Ben sustugumda sen oluyorum, haydi bana sesini ver... ben sustugumda sevgili seni dinliyorum. Özlemin o kadar yogun ki bu odada masamin bir ucunda sevdigin o isimsiz çiçeklerin yanina koydugum resmin bana her sabah yanagima biraktigi bir öpücükle “Günaydin sevgilim! ...” diyor... rüzgarin pencerelere her dokundugunda açilan araliktan sen gelecekmissin gibi geliyor ve vücudumu soguk özlemin sariyor iste o üsüdügüm zemheri özlemlerde mektuplarina siginiyorum. Ellerimi, mektupta elinin degebilecegi heryere götürüp ellerine dokunuyorum. Kelimelere gözlerine bakar gibi bakip seni görüyorum...

Ben karanlik gecelerin, suskun sairiyim sevgili... gece olusum, senin gündüz olmandandir. Sair olusum senin özlemindir. Suskunlugum ise sevgimdir. Bir bütünün iki yarisi gibiyiz sen gündüz, ben gece, yorulup ta saklanmak istediginde bana geliyorsun sevgili, yalniz kalmak istediginde benim gecelerime geliyorsun, uyumuyorsun sen, kendini benim kollarima birakip gündüzleri gözlerinle söndürüp savunmasiz bir çocuk gibi geceden yataginda beni yasiyorsun. Iste o yüzden her sabah uyandigin yüzünde o gülümseme var sevgili... bense karanlikta kayboldugumda senin aydinligina geliyorum.. Sana emanet verdigim kendimi, sende buluyorum...

Yorum ekle